Giriş yap
En son konular
En iyi yollayıcılar
| knAlestA (18) | ||||
| dilek (17) | ||||
| KaRaMelSePeTi (8) | ||||
| MiSaFiR (2) |
Sosyal yer imi
Sosyal bookmarking sitesinde İşte Benim Forum adresi saklayın ve paylaşın
Sosyal bookmarking sitesinde iste Benim Forum.Biz adresi saklayın ve paylaşın
GIYBET NEDİR ??
1 sayfadaki 1 sayfası • Paylaş •
GIYBET NEDİR ??
GIYBET NEDİR ??
Hz. Ebu Hüreyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Gıybetin ne olduğunu biliyor musunuz?" "Allah ve Resûlü daha iyi bilir!" dediler. Bunun üzerine: "Birinizin, kardeşini hoşlanmayacağı şeyle anmasıdır!" açıklamasını yaptı. Orada bulunan bir adam: "Ya benim söylediğim onda varsa, (Bu da mı gıybettir?)" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun. Eğer söylediğin onda yoksa bir de bühtanda (iftirada) bulundun demektir." Ebu Davud, Edeb 40, (4874); Tirmizi, Birr 23, (1935); Müslim, Birr 70, (2589).
Günümüzde dedikodu diye adlandırılarak masum güzel bir şey olarak gördüğümüz en zevkli sohbetlermizi renklendiren, iki kişi bir araya gelerek başkalarının arkasından konuştuğumuz her şey gıybettir.Bir kişinin gıyabında ondan hoşlanmayacağı şekilde, hakkında doğru olan birşeyi söylemek, alenî gıybetin ta kendisidir Futbolcuların oynama stilleri üzerinde konuşanları dinleyin; sanatçıların özel hayatlarına burunlarını sokan magazin tutkunlarının neler anlattıklarına bakın. Komşularınız, eşiniz, dostunuz ve hatta kendi evladınız hakkında gıyaplarında konuşurken hangi üslubu kullandığınıza bakın. Çoğu insan, değil gıybet ettiklerini, başkalarından bahsettiklerini bile fark etmiyorlar. Siz isimleri geçen insanların yerinde olsaydınız, kendinizden o şekilde söz edilmesinden hoşlanır mıydınız? Eğer hakkında konuştuğunuz kişi huzurda olsaydı, cümlelerinizi, hatta o andaki duruşunuzu değiştirme ihtiyacı duyar mıydınız? Eğer öyleyse -doğruları söylemeniz şartıyla- yaptığınızın adı gıybettir ve bu, gıybetin en sade formudur. İftiralı gıybet: Peygamber (a.s.m.) devam eder: “Eğer söylediğin onda varsa gıybetini yapmış oldun; eğer yoksa bir de iftirada bulundun.” İftira, kusurların en çirkinidir. Eğer gıybet ederken kullandığımız bilgi bizzat kendi gözlemimize ait değilse, başkasından duymuşsak, dilden dile kesinlikle değişime uğramıştır ve tam olarak doğru değildir. Başkasından -veya dostlarımızdan- duyduğumuz bilgiyi aktardığımızda, sözlerimizin gıybeti aşarak iftiralı gıybete dönüşme ihtimali en az %80’dir. Çünkü insanların %80’i duyduklarının doğruluğunu tahkik etmezler; duygularını ve tercihlerini dolaştırdıkları söze katarlar; üstelik hafızaları bozuktur, bilgi dilden dile dolaşırken kırk farklı kimliğe bürünür. Bu konuda sürekli hassas davranmayanların ise defalarca iftira atma ihtimalleri %100’dür. Kuran da Gıybet 49-el-HUCURÂT 12. Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir. ilk olarak iman edenler hitap dikkati çekmektedir, yani bizlere MÜSLÜMANLARA.ölmük kardeşin etini yemek kadar iğrenc bir davranış olan gıybetin bize zararı saymakla bitmez. Ayette Allah'tan korkmanın gerektiği vurgulanırken, hemen arkasından böyle bir iğrençliği yapan kişilerin TEVBE edip bağışnaması gerektiği gelmektedir. burda cok öenmli bir ayrıntı var buda KULHAKKI. Gıybetini yaptığımız kişiyle nasıl ödeşeceğiz ? Efendimiz (sav) "Ümmetimden müflis odur ki, kıyamet günü namaz ve zekâtla gelir. Ama, bu arada sövdüğü şu kimse, dövdüğü bir başka kimse dahi gelir. Bunun üzerine kendisinin hasenatından şuna verilir, buna verilir. Üzerinde haklar bitmeden kendi hasenatı tükenirse, o zaman onların hatalarından alınır kendisine yüklenir. Daha sonra cehenneme atılır." (Müslim) 104-el-HÜMEZE Hümeze, birini arkasından çekiştirmek, onunla alay etmek, kırmak ve incitmek manalarına gelir. Kıyamet sûresinden sonra Mekke'de inmiştir, 9 (dokuz) âyettir. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1. Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline! 2. O ki, toplamış ve onu sayıp durmuştur. 3. (O), malının kendisini ebedî kılacağını zanneder. 4. Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır. 5. Hutame'nin ne olduğunu bilir misin? 6. Allah'ın, tutuşturulmuş ateşidir. 7. (Yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkar. 8. O ,onların üzerine kapatılıp kilitlenecektir. 9. (Bu ateşin içinde) uzatılmış sütunlara bağlanmışlar. evet Gıybet yapanların cehennemdeki yeri HUTAME. karşılığında ise gıybetini yaptığımız sevmediğimizi söylediğimiz kişiye kazandığımız sevaplarımızı kendi ellerimizle teslim edeceğiz. Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: "Ey Allah'ın Resûlü, sana Safiyye'deki şu şu hal yeter!" demiştim. (Bundan memnun kalmadı ve:) "Öyle bir kelime sarfettin ki, eğer o denize karıştırılsaydı (denizin suyuna galebe çalıp) ifsad edecekti" buyurdu. Hz. Aişe ilaveten der ki: "Ben Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir insanın (tahkir maksadıyla) taklidini yapmıştım. Bana hemen şunu söyledi: Ebu Davud, Edeb 40, (4875); Tirmizi, Sıfatu'l-Kıyame 52, (2503, 2504). "Ben bir başkasını (kusuru sebebiyle söz veya fiille) taklid etmem. Hatta (buna mukabil) bana, şu şu kadar (pek çok dünyalık) verilse bile!" Hz. Enes radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Mirac gecesinde, bakır tırnakları olan bir kavme uğradım. Bunlarla yüzlerini (ve göğüslerini) tırmalıyorlardı. "Ey Cebrail! Bunlar da kim?" diye sordum. "Bunlar, dedi, insanların etlerini yiyenler ve ırzlarını (şereflerini) payimal edenlerdir." Ebu Davud, Edeb 40, (4878, 4879). Müstevrid radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Kim bir müslüman(ı gıybet ve şerefini payimal etmek) sebebiyle tek lokma dahi yese, Allah ona mutlaka onun mislini cehennemden tattıracaktır. Kime de müslüman bir kimse(ye yaptığı iftira, gıybet gibi bir) sebeple (mükafaat olarak) bir elbise giydirilirse, Allah Teâla Hazretleri mutlaka, onun bir mislini cehennemden ona giydirecektir. Kim de (malı, makamı olan büyüklerden) bir adam sebebiyle bir makam elde eder (orada salâh ve takva sahibi bilinerek para ve makama konmak için riyakarlıklara girer)se Allah Teâla Hazretleri Kıyamet günü onu mürâiler makamına oturtarak (rezil eder ve mürailere münasib azabla azablandırır.)" Ebu Davud, Edeb 40, (4881).
[/size][/b]

KaRaMelSePeTi- AdminisTrator

- Mesaj Sayısı: 8
Kayıt tarihi: 09/10/08
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz






» aldatıldığınızı öğrendinz....
» Geçekten bun falcılar bişey biliyormu?
» GIYBET NEDİR ??
» Sevdigin Kizin veya Erkeğin ismini Söyle
» size bir hikaye....2 FİNCAN KAHVE..
» haykırmak istermisiniz?
» NEDEN Mİ SEN?
» TİTANİC